Ben Nerede Hata Yaptım?-Tumay Can Açık


Modern (!) bir çağda yaşıyoruz. İnsanlar arasında selamın, muhabbetin, aile bağlarının, tebessümün azaldığı ve sanırım giderek daha da azalacağı bir zamanın içerisindeyiz. Modern zamanın bize getirdikleri kadar maalesef —belki de getirdiğinden daha çok— götürdükleri de var.
Modern zamanların bizden götürdüklerini maddeler hâline getirsek kalemimizde mürekkep, dilimizde takat kalmaz belki de. Bir madde var ki hem geçmişe hem geleceğe hem de içerisinde yaşadığımız zamana etki ediyor. O da neslimiz; nesillerimizin yetiştirilmesi, kendi köklerine bağlı ama çağımıza ve gelecek olan çağlara yön verebilecek nesiller ortaya çıkarılması.
Modern zamanlar hayatımıza teşrif etmeden önce kültür aktarımı, aile büyüklerinden genç nesillere yapılıyordu. Özellikle büyük aile yapıları bozulmamışsa anne ve baba meşgul olsa bile bu vazifeyi dedeler ve nineler memnuniyetle üstleniyorlardı. Binlerce yıldır bu şekilde işleyen sistem, teknolojinin gelişmesiyle birlikte maalesef bozuldu. Oysa geçmiş tecrübelerin rehberliğinde geleceğe daha emin adımlarla yürüyebiliyorduk.
Sokağa çıktığımızda, üzülerek ifade ediyorum ki küçücük çocukların ağızlarında argo ifadeler olduğunu görüyoruz. Okullara baktığımızda ise her istediğini yapabileceğini düşünen, köklerinden habersiz bir nesil ile karşı karşıyayız. Tabii bu olumsuz özellikleri bünyesinde barındırmayan tertemiz gençlerimizi tenzih ediyorum.
Peki neden böyle oldu? Nerede hata yaptık? Nesillerimizin bir kısmını neden kaybettik? Bu yazıyı okuyup da bu konuyla dertlenmek başlı başına bir sorumluluk bilincidir. Demek ki bir şeylerin yanlış gittiğinin farkında olup "Neler yapabiliriz?" sorusunun peşine düşmüşüz demektir.
Burada hatalı birilerini ararken suçu sadece teknolojide ya da modern zamanlarda mı arayacağız? Bence hayır. Suçun bir kısmı da insanlardaki bu fikir boşluğunu görerek çocuk yetiştirme ve ebeveynlik ile ilgili gelişim (!) kitapları yazanlarda. Çocuk yetiştirmeyi katı kurallara bağlayarak ve insanları yanlış yönlendirerek çocukların özellikle kuralsız bir şekilde yetişmelerine sebep oldular. "Aman bağırmayalım psikolojileri bozulur, aman şöyle yapmayalım şurası bozulur" diyerek annelerin ve babaların elini bağladılar. Ebeveynler de tamamen iyi niyetleriyle bu insanları dinleyerek yanlış bir sonuca vardılar.
Peki, burada çözüm nedir? Aslında çok basit: Çocuğumuzu seveceğiz, sevdiğimizi belli edeceğiz. Kural konulması gereken yerlerde evladımız ağlasa da kendini yerlerden yere atsa da o kuralın arkasında duracağız. Aile büyükleriyle olabildiğince bağlarımızı güçlendireceğiz ve kültür aktarımını belirli bir süzgeçten geçirerek çocuklarımızın da almasını sağlayacağız. Bunları yaptıktan sonra geri kalan kısımlar teferruat olarak kalıyor. Biraz da içgüdü katmayı unutmayın.
Selametle…
Yorumlar