top of page

Neden Mülâkî?-Fethullah Topal

  • Yazarın fotoğrafı: Fethullah Topal
    Fethullah Topal
  • 25 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Bir şeyi kıymetli yapan nedir? Kendiniz için çok kıymetli olduğunu düşündüğünüz şu an en çok değer verdiğiniz kişi kimdir? En kıymetli yer neresidir sizin için?



Birçok farklı parametre referans alınarak bu soruya çok farklı cevaplar verilebilir. Örneğin; bir kişinin bir varlığa verdiği kıymet, aldığı referans öyle olduğu için, maddi değerlerle ilgili olabilir. Bir başkası için estetik güzellik kıymetin en büyük parametresidir. Ötekisi için ise bu parametre saygınlık, statüdür. Son zamanlarda kendime de çokça sorduğum bu sorunun cevabı benim için  zannediyorum ona mülâkî olmak arzusunu yalnızca o şey olduğu için kavuşma hissini içimde hissettiklerim. Kayıtsız, şartsız, orada olmak istediğim yer, onunla olmak istediğim kişi, herhangi bir beklentim olmayan o şey...


Mülâkî'yi yazmak, mülâkî için yazmak, yalnızca yazmak bu açıdan benim için çok anlamlı. İlk bakışta mebzul miktarda bulunan blogların, dergilerin içerisinde neden böyle bir sürece girmeliyiz sorusu karşısında girizgahtaki kıymet meselesi ön plana çıktı. Bir beklenti olmadan herhangi bir saik bulunmadan güdülenmemi tetikleyen tek şey, bu işi yapmaya, bu işe başlamaya, yazıya kavuşmaya sebepsizce istekli olduğum meselesi... Burada yazmak kıymetli bir uğraşı.  Mülâkî hikayem böyle başladı.


Mülâkî; (ﻣﻼﻗﻰ) sıf. ve i. (Ar. mulāḳāt “karşılaşmak, buluşmak”tan mülâḳî) Buluşan, kavuşan, görüşen (kimse) anlamlarına geliyor.[1] Bizleri bir araya getiren dergimizin ismi aslında kendisi ile örtüşen bir misyona karşılık geliyor. Bütün anlam arayışları bir şeylerle mülâkî olmak arzusuna gelip çatıyor. İnsan diğerine karşı takındığı, bir mekân üzerine duyduğu sevgisini ve nefretini ona kavuşma gününe kadar diri tutuyor. Yahya Kemâl bu arzuyu bir şiirinde şöyle dile getiriyor.


Tekrâr mülâkî oluruz bezm-i ezelde, Evvel giden ahbâba selâm olsun erenler.[2]


Yazı tarih boyunca anlama darbe vurmakla itham edildi. Bazıları eserin yazandan daima eksik olduğunu iddia ettiler. Kadim metinlerin, kutsal metinlerin bazılarında “Önce söz vardı” mottoları ile yazıya karşı sözler yer aldı. Yazmak gerçekten yazanın ifade ettiklerinin ne kadarını ulaştırabilir okuyucuya sorusu üzerine bir çok düşünür hem konuştu hem yazdı. Mülâkî bizlere neyi ne kadar anlatabilir göreceğiz zamanla. Çok bilgi aktarmadan fakat buluşmamıza, kavuşmamıza aracılık etmesi arzusu ile. Yolculuğu hayırlı olsun. Okuru bol olsun. Kıymet verdiğime kavuşmuş olmanın iç huzuru ile...


 

KAYNAKLAR

[2] Beyatlı, Y.K, Eski Şiirin Rüzgarıyla, Sy:41







2 Yorum


Hatice Ceylan
25 Ara 2025

Düşünmeyi teşvik eden insanın düşüncelerini öğrenmek çok güzel bir duygu. Başarılar diliyorum hocam😊

Beğen
Fethullah Topal
25 Ara 2025
Şu kişiye cevap veriliyor:

Eserlerin en güzeli; bir öğretmenin kendi yerine kendisinden daha iyi olacak öğrenciler bırakmasıdır. İyi ki varsın Hatice :)

Beğen
bottom of page